Altında veya arkasında mutlaka başka amaçlar gizleniyordur.
Belli bir yaşa gelmiş her erkek, birisi kendi annesi olmak üzere en az iki kadından "Senin için saçımı süpürge ettim.. Hayatımı, gençliğimi senin için harcadım.. Hep senin için yaptım ne yaptıysam.." türü bir dırdır çeker.
Bu lafların dibini biraz eşeleyin, sinirli bir kadının egosunu bulursunuz:
"Senden beklediğim güzellikleri bana yapmadın, beni hayalkırıklığına uğrattın!"
Yani yaptığı herşeyi sizin için değil aslında KENDİSİ İÇİN yapmıştı. Karşılığında almayı umduğu şeyler için yapmıştı.
"Bütün bunları SENİN İÇİN yapıyorum.." lafını bir erkek bir kadına söylediğinde durum nedir peki? Kocaman bir Haah ha!
Aklıbaşında HER KADIN bu lafların yalan olduğunu bilir. Erkekler karşılığında bir çıkar ummasalar -ki bu çıkar kadının kendisi, parası veya herhangi başka bir menfaat olabilir- böyle laflar etmezler.
Hayatını bir kadının mutluluğuna adamış ve herşeyi o kadın için yapan bir erkek bunu asla dillendirmez zaten.
Günümüzün kaotik ve yorucu hayatına kapılmış insanlar arada sırada gerçeklerden kaçıp 'romantik hayallere' sığınmak istiyorlar.
'Gerçek aşk' ve sevdiği kadın için ortalığın altını üstüne getirebilecek 'kahramanların' var 'olabileceğine' inanmak isteyen bir sürü kadın biliyorum.
(Kayıtlara geçmesi için söylüyorum bu arada: Canlı yayında kendi kafasında bardak kırmak kahramanlık değildir. Benzer şekilde, sevdiği kadınla birlikte olmak için anasının onayını arayan adamdan da 'kahraman' veya 'prens' çıkmaz.)
Şehirli, okumuş, kariyer sahibi, fakat her ne hikmetse(?!) aşkı bulamamış olan ve her nasılsa dışarılarda bir yerlerde gerçek aşkın ve romantik prenslerin var olduğuna inanmak isteyen kadınlar var. O kadar ki, bu 'hayallerine inanmaya devam etmek' için para harcamaya istekliler.
Girlie-flick tabir edilen (sinema literatüründe 'romantik komedi' olarak da adlandırılan) sinema filmlerinin dayandığı nokta işte tam da bu: Paralı ve mutsuz bir potansiyel müşteri kitlesi. Tüm yapmanız gereken, onlara 'bir gün hayallerinin gerçek olabileceği'ni göstermek. Sonra gelsin paralar.
Veya önemli ve büyük bir prodüksiyon mu olacak?
Kim dedin? Robin Hood ha?
Şu İngiliz haydudu?
Ama Sherwood ormanlarında çok 'maço' bir görüntü çiziyor. İşin içine biraz aşk falan da koyalım. Robin Hood sanki Kral Richard için değil de, sevdiği kadın için mücadele etsin mesela?
Hatta bir de şarkı yaptıralım bu film için. "Ne yaptıysam hepsi senin için.. Bu can kurban olsun sana.." mesajını verelim. Kadın seyirciler buna bayılır. Onların gişeye bırakacağı paralarla da biz abad oluruz...
Sanırım film yapımcılarının akıllarından geçen, aşağı yukarı böyle bir fikirdi.
1991 yılında İKİ AYRI Robin Hood filmi yapıldı.
Bizim bilmediğimiz öteki film için lütfen burayı bir TIK'layın. Oyuncu kadrosunu, filmin eleştirisini ve bilhassa seyircilerden gelen yorumları lütfen bir ara okuyun.
Kevin Kostner'in el attığı her film bir şekilde hüsran oldu. Diğer filmlerinin NİÇİN beğenilmediği konusu beni aşar. Ama 'Robin Hood - Prince of Thieves' filminin başarısız olma sebebini ben yukarıda açıkladığım şekilde görüyorum.
Kahramanları 'romantikleştirelim' derken 'komikleştirme' riski var.
(Bu lafım da, sevdiği erkekleri değiştirmek ve onlardan 'daha duyarlı ve düşünceli' adamlar yaratmak isteyen bütün kadınların kulağına küpe olsun)
Nitekim Mel Brooks, 1993'te yaptığı 'Robin Hood - Man in Tights' filminde (ki çok beğenmiştim onu, MÜTHİŞ bir komediydi) Prince of Thieves filmiyle de Kevin Kostner'la da acayip dalgasını geçmişti.
O filmde Prens John, Robin Hood'a sorar:
"İnsanlar seni niye dinlesinler ki?"
Ve cevap:
"Çünkü, diğer bazı Robin Hood'ların aksine, ben İngiliz aksanıyla konuşabilirim."
Bryan Adams - Everything I do, I do it for You (1991)
![]() Biz gelelim Bryan Adams'a... Temiz yüzlü bir iyi aile çocuğunun, hele de iyi bir rock sound'u varsa, başarı şansı niçin olmasın ki? 'Reckless' albümünü çok beğenmiştim.
Ama itiraf etmeliyim: Bryan Adams'ın onlarca resmini gördüm şimdiye kadar, inanın hiç birisi diğerine benzemiyor. Adamın akılda kalıcı bir şekli yok. Ve South Park çizgi-filminin uzun metrajlı film versiyonunda Bryan Adams'la resmen dalga geçiliyor. Bunun nedeni ne olabilir? Bryan Adams'ın -sağlam bir rock sound'u yakalamasına rağmen - X-Files jargonuyla cevap verecek olursak: The Truth Is Out There! |
Look into my eyes - you will see
Don't tell me it's not worth tryin' for
Look into your heart - you will find
Don't tell me it's not worth fightin' for
There's no love - like your love
Oh - you can't tell me it's not worth tryin' for
You know it's true
|
5 TL'den başlayan fiyatlarla |
|
|



